GÖKHAN AVCIOĞLU: "BU YÜZYILDA ARTIK 'YAPMAMAK' ÜZERİNE TASARLAMAK GEREKİYOR."

Gayrimenkul projelerindeki artış onu rahatsız ediyor. Yapılan binaların İstanbul'a yakışmadığını düşünüyor. Mimar Gökhan Avcıoğlu, bazen yapmamak en güzel şeyi yapmaktır diyor.

Mimar Gökhan Avcıoğlu'nun imzasını attığı projeler, bir restoran dekorasyonundan, 56 bin m2'lik konut kompleksine, Borusan Kültür Merkezi restorasyonundan Beşiktaş Balık Çarşısı sosyal projesine kadar çeşitlilik gösteriyor. Yaptığı işler onun çok yönlü kişiliğinin, sanat ve tarihe ilgisinin, coğrafyaya saygısının ve Türkiye'de yapılan yanlışlara kızgınlığının bir ifadesi aslında. En son Autopia projesiyle 2010 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri yarışmasında Avrupa'nın en iyi "mixed-use" mimari projesi ödülünü aldı. One&Ortaköy inşaatı tamamlanmaya yakın Gölmahal projesine imza attı. Bir yandan öğrencilere burs olanaklarını yaratıyor, yarışmalar düzenlemek istiyor, İstanbul için sosyal projeler uyguluyor, bir yandan da sergi ve kitabı için çalışmalara devam ediyor. Paris'te eğitim verdiği okul, New York'taki ofisi ve İstanbul arasında süren tüm bu koşturma arasında onu İstanbul'da masa başında çizim yaparken yakaladık.

Maison Française: GAD olarak pek çok sosyal sorumluluk projesine imza attığınızı biliyoruz. Önce bundan bahsedebilir misiniz?

Tasarım ve mimarlık, sosyal konular ve politikayla iç içedir, beraber hareket ederler, biri olmayınca diğeri eksik kalır. Bu. şehir kurmaya hatta ülke kurmaya kadar giden bir süreç. Yaşadığımız yüzyılda teknolojinin artması ve yerleşmenin hız kazanmasıyla birlikte savaşların olmasına rağmen büyük bir nüfus artışı söz konusu oldu. Bu nüfusun yarattığı talep nedeniyle imalat ortaya çıktı, imalat talebi pekiştirdi. Kısaca yaşadığımız dünyayı kötü kullandığımızbir yüzyıl geçirdik. Yeni yüzyılda bir sentez yapmaya çalışıyoruz; bu nedenle tasarımın sosyal sorumluluğu eskiye göre çok daha öenmli. Bu yüzyılda artık "yapmamak" üzerine tasarlamak gerekiyor.

MF: Ülkemizde yapılan yeni binaları nasıl buluyorsunuz?

Günümüz binaları geçmişin kalın taş duvarlı yapılarına göre çok daha ince. Bu binaların dayanıklılığını arttırmak için birtakım kimyasal malzemeler, yalıtımlar kullanılıyor. Binaların ömrü, seçilen bu malzemeler sebebiyle kısalmaya başladı. Günümüzde tasarımcıların ilgilendikleri şeyler daha çok moda renkler, trendler oldu. Halbuki zamansız ve hem kendine hem çevresine iyi enerji veren tasarımların geçerliliği değişmeyecektir. Bu konuda en çok hırpalanan, mimarlık ve şehircilik oldu. Şehirlerde nasıl toparlanacağını bilemediğimiz alanlar ortaya çıktı.

Yukarı